MELL DESIGN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MELL DESIGN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ağustos 2012 Pazar

EV USULÜ CEVİZLİ BAKLAVA - HOME STYLE BAKLAVA WITH WALNUTS


  • MALZEMELER:
  • 500  gr. UN
  • 100  gr. NİŞAŞTA
  • 250  gr.  TEREYAĞI
  • 10   gr.  TUZ
  • 2     YUMURTA
  • 150  gr. CEVİZ İÇİ
  • 100  gr.   SU

HAZIRLANIŞI:
  • UN VE TUZ KARIŞTIRILIR İNCE ELEKTEN GEÇİRİLEREK ORTASI HAVUZ GİBİ AÇILIR.YUMURTA İLAVE EDİLEREK YOĞRULUR VE KULAK MEMESİ KIVAMINDAN SERT OLUCAK ŞEKİLDE BİR HAMUR HAZIRLANIR.HAZIRLANAN HAMUR EŞİT ŞEKİLDE KÜÇÜK KÜÇÜK BÖLÜNEREK ÜZERİ NEMLİ BİR BEZLE ÖRTÜLÜP 30 DAKİKA DİNLEDİRİLİR.SONRA PARÇALARIN ARASINA NİŞASTA SERPİŞTİRİLİP,İNCE YUFKALAR AÇILIR.TEPSİ YAGLANIP YUFKALAR DİZİLİR,ARASINA ERİMİŞ TEREYAĞI GEZDİRİLİR.
  • YARISI OLDUGUNDA CEVİZ İÇİ SERPİŞTİRİLİR,KALAN YUFKALAR CEVİZİN ÜZERİNE GEZDİRİLDİKTEN SONRA İSTENİLEN SEKİLDE KESİLİR.KALAN TEREYAĞI ÜZERİNE GEZDİRİLİR. 175 DERECEDE YAKLAŞIK 40 DAKİKA PİŞİRİLİR.KIZARDIKTAN SONRA TEPSİDE BİRİKEN YAĞ SÜZDÜRÜLÜR.
  • DİĞER TARAFTA KAYNAMIŞ OLAN ŞURUP KIZARAN BAKLAVANIN ÜZERİNDE GEZDİRİLİR. (ŞURUP VE BAKLAVA SICAK OLMALIDIR.)
  • SOGUK OLARAK SERVİS EDİLİR.:)




   INGREDİENTS:
  •  500 G FLOUR
  • 100 G STARCH
  • 250 G BUTTER
  • 10  G SALT
  • 2 EGGS
  • 150 G WALNUT HALVES
  • 100 G WATER
PREPATION:
  • COMBİNE FLOUR AND SALT AND FİLTER THROUGH A FİNE SLEVE.MAKE A DEPRESSİON İN THE MİDDLE.ADD EGGS AND KNEAD.ADD WATER AND KNEAD STRONGLY UNTIL DOUGH HAS REACHED A CONSİSTENCY THİCKER THAN THAT OF AN EARLOBE.
  • DİVİDE THE DOUGH İNTO SMALL LUMPS OF EQUAL SIZE. COVER WİTH A DAMP CLOTH AND LET THEM SİT FOR 30 MİNUTES.THEN SPRİNKLE STARCH BETWEEN LUMPS AND ROLL İNTO THİN SHEETS.
  • GREASE A PAN AND LAY OUT SHEETS,DRİZZLİNG MELTED BUTTER BETWEEN THEM.SPRİNKLE CRUSHED WALNUTS OVER SHEETS WHEN HALF OF THEM HAVE BEEN LAİD OUT.CUT AS DESİRED AFTER LAYİNG OUT REMAİNİNG SHEET AND DRİZZLE THE REMAİNİNG BUTTER OVER THEM.BAKE FOR APPROXİMATELY 40 MİNUTES AT 175 C.DRAİN OİL THAT HAS ACCUMULATED İN PAN ONCE İT BECOMES CRİSPY.DRİZZLE THE SYRUP WHİCH HAS BEEN BOİLİNG İN THE MEANTİME OVER THE BAKLAVA. (THE SYRUP AND BAKLAVA MUST BE HOT.)
  • YOU SHOULD SERVE COLD.:)))
 

28 Haziran 2012 Perşembe

CİTY OF ANGELS

'PİJAMALARIMI GÖTÜREBİLİR MİYİM?''   MELEK,AZ EVVEL CANINI ALDIGI KÜÇÜK KIZA SORUYOR: ''EN ÇOK NEYİ SEVMİŞTİN? YANİ DÜNYADA...''DİYE.OYUNCAK AYISINI SÜRÜYEREK YANINDA GÖTÜREN KIZ ,HİÇ TERETDÜTSÜZ ''PİJAMALARIMI'' DİYOR VE EKLİYOR: ''DİĞER TARAFA ONLARI DA GÖTÜREBİLİR MİYİM?'' HATIRLADINIZ MI? MELEKLER ŞEHRİ'NDEN BİR SAHNE... BAŞROLLERİNİ NİCHOLAS CAGE VE MEG RYAN'IN OYNADIĞI FİLMDE;HAYATI VE KENDİMİZİ FAZLASIYLA CİDDİYE ALARAK SORDUGUMUZ ''BİRBİRİMİZE NE KADAR UYGUNUZ?'','' FEDAKARLIK SINIRI NEDİR?''GİBİ SORULARIN CEVABI MEVCUT.İZLEYİN VE SINIRLARINIZI AŞIN. ''CAN I TAKE MY PAJAMAS?'' AN ANGEL İS ASKING A LİTTLE GİRL WHOSE SAUL HE JUST TAKEN :''WHAT DİD YOU LOVE MOST...BACK İN THE WORLD?'' HER TEDDY BEAR İN TOW,THE GİRL PİPES UP: ''MY PAJAMAS! CAN I TAKE THEM WİTH ME TO THE OTHER SİDE?'' REMEMBER? A SCENE FROM CİTY OF ANGELS STARRİNG NİCHOLAS CAGE AND MEG RYAN.THE USUAL QUESTIONS YOU ASK WHEN YOU TKE LİFE AND YOURSELF TOO SERIOUSLY:ARE WE REALLY SUITED FOR EACH OTHER?WHAT ARE THE LIMITS OF SACRİFİCE? THE USUAL ANSWER...ARE YOU STİLL SERIOUSLY ASKİNG ?THEN WATCH THE MOVİE AND EXCEED YOUR BOUNDS.AND,NO,YOU CAN'T TAKE YOUR PAJAMAS ALONG!

28 Nisan 2012 Cumartesi

GÜN DOĞMADAN-GÜN BATMADAN / BEFORE SUNRİSE-BEFORE SUNSET



AŞK DEDİGİN BİR GÜNDÜR GÜN DOĞMADAN/GÜN BATMADAN BAŞROLLERİNDE JULY DEPLY VE ETHAN HAWKE'IN OLDUĞU FİLM,FRANSIZ BİR KADINLA AMERİKALI BİR ADAMIN AVRUPA'NIN EN ROMANTİK ŞEHİRLERİNDEN BİRİNDE TANIŞMALARIYLA BAŞLAR.CELİNE VE JESSE,BUDAPEŞTEDE'DEN VİYANA'YA GİDEN TRENDE  TANIŞIRLAR.JESSE,ERTESİ GÜN UÇAGA BİNİP ÜLKESİNE DÖNMEDEN ÖNCE BÜTÜN GECEYİ VİYANA SOKAKLARINDA GEÇİRMEYİ PLANLADIGINI SÖYLER .CELİNE'İ DE KENDİSİNE KATILMAYA İKNA EDER.BÖYLECE SABAHIN İLK IŞIKLARINA KADAR SÜRECEK BİR İLİŞKİ BAŞLAR.BİR YANDAN VİYANA'NIN BÜYÜLEYİCİ YAPILRIYLA SÜSLÜ CADDELERİNDE DOLAŞIRKEN,BİR YANDAN DA NEREDEYSE HİÇ ARA VERMEDEN KONUŞURLAR.AKLA GELEBİLECEK HER ŞEYDEN BAHSEDERLER.SIKILMADAN,DURAKLAMADAN,AKILLARINA GELENİ PAYLAŞABİLDİKLERİ DOĞAL BİR ALAN OLUŞMUŞTUR ARALARINDA. LOVE İS BUT FOR ONE DAY BEFORE SUNRİSE/BEFORE SUNSET THE FİLM,STARRİNG JULIE DELPY AND ETHAN HAWKE,BEGİNS WİTH THE MEETİNG OF A FRENCH WOMAN AND AN AMERİCAN MAN İN ONE OF EUROPE'S MOST ROMANTIC CİTİES.CELİNE AND JESSE MEET ON THE RAİN FROM BUDAPEST TO VİENNA.BEFORE BOARDING THE PLANE TO RETURN TO HIS COUNTRY THE NEXT DAY ,JESSE SAYS THAT HE PLANS TO SPEND THE WHOLE NIGHT ON THE STREETS OF VİENNA.HE PERSUADES CELİNE TO JOIN HİM.SO A RELATIONSHİP STARTS BETWEEN THEM THAT WİLL CONTINUE UNTIL UNTIL THE FIRST LİGHT AF DAY THE NEXT MORNING.WHİLE WALKİNG THROUGH THE STREETS OF VİENNA FİLLED WİTH MESMERİSİNG BUİLDİNGS ,THEY TALK İNCESSANTLY.THEY TALK ABAUT EVERY IMAGİNABLE THING.A NATURAL COMMON GROUND İS FORMED BETWEEN THEM WHERE THEY CAN SHARE ANYTHING THEY THINK OF WİTHOUT FEELING EMBARRASSED OR HOLDING BACK.

8 Nisan 2012 Pazar

DUVARA KARŞI-HEAD-ON

AŞKIN SAVURDUKLARI DUVARA KARŞI KAVUŞTUKLARINDA DA AYRI DÜŞTÜKLERİNDE DE BİRBİRİNE ACI VEREN BİR ÇİFTİN BIÇAK SIRTINDA GEZİNEN AŞKLARININ HİKAYESİ...DAHA YAKINDAN BAKARSAK,ALMANYA'DA YAŞAYAN İKİ TÜRK'ÜN HAYATTA KALMAK İÇİN BİRBİRLERİNE TUTUNMASININ ,İYİLEŞTİRDİKLERİ YARALARININ YARALARININ YERİNE DAHA DERİNLERİNİN AÇMALARININ HİKAYESİ.CAHİT TOMRUK HAYATINDAN VAZGEÇMİŞ,İNTİHARA EĞİMLİ,ALKOLİK VE SALDIRGAN BİRİDİR.SİBEL İSE YAŞAMAYI SEVEN ,AİLE BASKISINDAN BUNALMIŞ VE TUTKULARI İÇİN ÖLÜMÜ BİLE GÖZE ALACAK KADAR GÖZÜ KARA BİR KIZ.FİLMİN AÇILIŞINDA CAHİT'İN SON HIZLA DUVARA KARŞI SÜRDÜĞÜ ARABASIYLA KENDİNİ ÖLDÜRME GİRİŞİMİNİ İZLERİZ.SİBEL'SE BABA BASKISI YÜZÜNDEN BİLEKLERİNİ KESMİŞTİR.BU İKİ SINIRDA RUHUN YOLLARI İNTIHAR GİRİŞİMLERİ SONRASI GİTTİKLERİ  REHABİLİTASYON MERKEZİNDE KESİŞİR.SİBEL İSTEDİĞİ HAYATIN KAPILARINI KENDİSİ DAHİL HİÇBİRŞEY UMURSAMAYAN CAHİT'İN AÇACAGINI DÜŞÜNÜR.CAHİT'İN İSE AKLINDA HİÇBİRŞEY YOKTUR.SİBEL'E DELİ GİBİ AŞIK OLMAK İSE AKLINA GELECEK EN SON ŞEYDİR.AMA AKLA GELMEYEN OLUR.BEKLENMEDİK BİR ANDA GELEN BU TUTKULU AŞK ,ZATEN DÜZGÜN GİTMEYEN HAYATLARI İYİCE UÇURUMA SÜRÜKLER. CAHİT:BEN KENDİMİ KAYBETTİM ÇOKTAN.EĞER O OLMASAYDI BAŞARAMAZDIM. SELMA:NEYİ BAŞARAMAZDIN? CAHİT:HAYATTA KALMAYI... THOSE WHO ARE HURLED BY LOVE HEAD-ON İT İS THE KNİFE EDGE LOVE STORY OF A COUPLE THAT HURT EACH OTHER WHETHER THEY ARE TOGETHER OR APART...AT A MORE CLOSE LEVEL,İT İS THE STORY OF HOW TWO TURKS LİVİNG İN GERMANY CLİNG TO EACH OTHER FOR SURVİVAL AND OPEN DEEPER WOUNDS İN THE PLACE OF THOSE THEY HAVE PREVİOUSLY HEALED.CAHİT TOMRUK İS A CHARACTER THAT HAS GİVEN UP ON LİFE.HE İS ALCOHOLIC ,AGGRESSİVE,AND İNCLİNED TO COMMİT SUİCİDE.SİBEL,ON THE OTHER HAND,İS AN İNTREPİD GİRL WHO LOVES LİFE.SHE İS  SUFFOCATİNG UNDER FAMİLY PRESSURE AND WOULD EVEN  CONTEMPLATE DEATH  TO PURSUE HER PASSİONS.IN THE OPENING SEQUENCE OF THE FILM,WE WATCH CAHIT'S SUICIDE ATTEMPT OF DRİVİNG HİS CAR AT FULL SPEED AGİNST A WALL.IN THE MEANTIME,SIBEL HAS SLIT HER WRİST DUE TO HER FATHER'S PRESSURE ON HER.THE PATHS OF THESE TWO SOULS AT THE LİMİT CROSS AT THE REHABİLİTATION CENTRE .SİBEL THINKS THAT THE DOORS OF HER DREAM LİFE CAN ONLY BE OPENED AJAR İF SHE MARRIES CAHİT.HAVING NO ASPİRATIONS IN LİFE,CAHİT IS UTTERLY STUNNED BY THIS OFFER.FALLING MADLY IN LOVE WITH SIBEL IS VERY LAST THING TO CROSS HIS MIND.BUT AS THE STORY PROCEEDS,THE UNTHINKABLE HAPPENS...THIS PASSIONATE LOVE THAT COMES AT AN UNEXPECTED TİME TAKES  THE TWO LİVES TO THE EDGE OF A CLİFF. CAHİT:I LOST MYSELF A LONG TİME AGO,İF İT WASN'T FOR HER,I COULDN'T HAVE SUCCEEDED. SELMA:WHAT COULDN'T YOU HAVE SUCCEEDED? CAHİT:STAYING ALİVE...

28 Eylül 2011 Çarşamba

YAZARKEN BEYNİM KALORİ HESABI YAPMIYOR:)♥♥♥


        KROVASAN DELİSİYSENİZ BU ÜRÜN SÜPER BİŞEY

    BLOG YAZARKEN 1 FİNCAN KAHVE İLE OFİSTE MASA ARKADASIM OLDU   DİYEBİLİRİM:)
 
CARAMEL CREMA,TEREYAĞI VE SÜT♥


KIŞIN YAKLAŞTIGINI YEDİKLERİMİZDEN ANLAMAKTA MÜMKÜN,YÜNLÜ,KALIN
KAZAKLAR,PALTOLARA GÜVENEREK AŞIRIYORUM BİRER İKİŞER:).
  BLOGUMDA YENİ BİRŞEYCİKLER PAYLAŞMADAN ÖNCE ÜZÜNTÜMÜ SÖYMELİYİM,ESKİ BLOGUMDAN TAŞIDIĞIM TÜM PAYLAŞIMLARIMIN RESİMLERİ GİTMİŞ NE ÜZÜCÜ,VAKİT OLUNCA YENİLEMEK LAZIM:(HERNEYSE HEP BENİ BULUR :)...

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Factory Girl - (Edie Sedgwick) Kısacık ömrün hikayesi.



       Başrollerini Sienna Miller ve Guy Pearce paylaşmaktadır.O kadar gerçekçi ki ,öldüklerine inanmak zor geliyor.İki aktristinde oyunculuğuna bayılıyorum ama bu filmde ayrı hakkını vermişler.''Hayat çizgim kırık benim,30'umu göremiyecegim. '' bu cümle Edie S. aittir,hissettigini ,dudağından dökülen cümlelerini yaşamıştır.Filmde şimdi ve ya bundan önce ne farkeder ki ün,şöhret adına bir  kayboluş  öyküsü görüyoruz.1960'ların ikonu olan  Edie'nin gerçek hayat hikayesine tanık olyoruz.Filmin içerigi hakkında yorum yapmaya cesaretim yok,yansitılan gerçek bir hayatın öyküsü,bir tarafta Edie diger tarafta Andy Warhol ikisinin yeri ayrı benim dünyamda.Edie'nin 28 senelik ömrü dantel gibi işlenmiş filme,haddinden fazla başarılı olmuş.Hikaye o kadar hüzün doluki ağlamamak elde değil,acı sona tanık olmak.Bu filmin ardından birçok kavramı tekrar tekrar incelemeye karar verdim aile,arkadslık,sadakat,samimiyet...Film o kadar çok soru işaretleri ile dolu ki ne zamn oturup izlesem kendi kendime hep aynı soruları sorar  ve acı kokan soruları cevaplıyamadan bir köseye bırakırım,filmin sonunda Andy'nin konuşması inanılmaz ilginç gelir ve farkında olmadan tekrarını alır dinlerim.Hissettigim ,izlemekten asla sıkılmayacağım ve arşivimin gözdelerinden birtanesi.Tasarımcı adayları için listelerinin kült filmi olmalı.

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Marlene Dietrich (stil ikonu)

























                                                         
        Bir kadının her halimi özel olur? Bu soru Marlene için bana sorulsa  vericeğim cevap hiç kuşkusuz ;Evet evet evetttt...  benim özellerimden bir tanesi ki onu çok rahat hayal dünyamda barındırıyor ve  onun adı ile başladığım işlere ,yaptığımı rahatça yansıtabiliyorum.Marlene'nin gerçek adı  ''Maria Magdelena Dietrich'ti''.Alman asıllı sinema ve şarkıcıdır.Tam bir Alman bombası diyebiliriz,Almanya'dan çıkmış en yetenekli,en güzel ve en ünlüdür benim listemde,Almanlar onu 9.sıraya yerleştirsede ben kabul etmiyorum:).1901-1992 arasında yaşamıştır.Marlene'nin çocuklugu kolay geçmemiştir,10 yaşında babasını kaybeder ve ardından çok geçmeden annesi babasının en yakın arkadaşı ile evlenir.Çocuklugunda şiir,tiyatro ve çello kursları ile kendini donatmiştir.Uzun kariyerine ilk önce kabare şarkıcısı olarak başlamıştır.20'lerde adım attığı sinema dünyasında 30'unda herşey rayına oturmuş ve yıldızı parlamıştır.Belli bir dönem II.Dünya Savaşında askerlere moral adına cephelerde şarkı söylemiştir.Rudolf Sieber ile 1924'te dünya evine girmiştir. Maria Elisabeth Sieber'i   diger adıyla'' Maria Riva'' aynı yıl dünyaya getirmiştir.Marlene'nin 40, 50 ve 60'lar  çok büyük çıkış yaptığı zamanlar olmuştur.Zamanla döneminin stil ikonları haline dönüşmüştür.Boşuna hastayım ben bu yıllara kimler gelmiş kimler geçmiş .Sanki bu yüzyılda herşey başaşağı aktarılmış buguna hiçbirsey bırakmamak adına.Bütün sevdiklerim hayran olduklarım hatta kendimi bulduklarımın birçoğu ben dünya'ya gözümü açmaya yakın bir bir uçup gitmişler.Çok üzücü...Eminim ki benim gibi insan hayatını içine sindirenler,eksik hissedikleri gülüşleri ,hüzünleri,kelimeleri...onların sadece resimlerine bakarak,hayatlarını tekrar tekrar okuyarak,filmlerini izleyerek,şarkılarında eşlik ederek tamamlıyorlar.Bu arada Marlene'nin o kadar çok filmleri var ki yazmakla bitmez liste fena uzun ama herbiri tasarımcı adaylarına ilham için referans mektubu,mutlaka ama mutlaka bulun ,arayın tarayın...